1 Nis 2010

Abant


Eşimin mecburi hizmet tayininin yeri belli olmadan kısa bir tatile çıkalım dedik ve kendimizi Türkiye'nin yollarına attık :)
(Tayin belli olduktan sonra ne yazık ki tatil imkanımız çok olamayacak çünkü eşim ne kadar izin kullanırsa, doğuda kaldığı süre de bir o kadar uzayacak.. Ben eczaneden dolayı İstanbul'da kalacağım, o haftasonları gidip gelecek.. Zor bir dönem olacak bizim için..)
Neyse, gezimizi aslında çok planlamamıştık.. Ama bir anda kendimizi bir gün Abant'da, sonra Saranbolu'da, Nevşehir'de ve sonra da Konya'da bulduk.. En son da İnegöl Oylat kaplıcaları ve Bursa'yla gezimizi bitireceğiz.. Bir haftaya nasıl bu kadar yer sığdırdınız derseniz, sanırım gezince insana ayrı bir enerji geliyor :)
Bu arada sık sık söylediğim ve daha önce de tanıtmış olduğum Gezi Türkiye kitabının yazarlarına buradan çok teşekkür ediyorum.. Bu kitap sayesinde gezerken hiç sıkıntı çekmedik diyebilirim.. Bir de GPS cihazınız varsa yollarda kaybolma gibi bir riskiniz de kalmıyor.. Biz GPS'e ABD'de alıştık ve çok sevdik.. En kısa yol nerededir, hangi yollardan gidilebilir diye düşünmenize, haritaları incelemenize hiç gerek kalmıyor :)
Gelelim gezimizin ilk gününe..
Cuma sabahı erkenden Bolu-Abant’a doğru yola çıktık. İstanbul-Bolu yolu arasında birçok açık büfe kahvaltı veren tesisler olduğundan yola kahvaltı yapmadan çıkabilirsiniz , hem kahvaltınızı yaparken de mola vermiş olursunuz.. Biz İsmail’in Yeri adında bir tesise girdik.. Temiz ve kahvlatı çeşitleri olarak da gayet iyiydi..
Yaklaşık 3 saat süren yolculuğun sonunda da Abant’daydık..Yıllardır merak ettiğim Abant’a böylece gitmiş oldum :)
Abant’da güneşli bir hava vardı tabii yine de etrafa soğuk hava hakimdi.. Abant göl manzarasıyla, gölün etrafında yürüyüş yapıp temiz havayı içinize çekmenizle gerçekten hoş bir yer.. Fakat orada gecelemek gerekir mi, bence düşünmek gerekiyor.
.Göl etrafındaki otellerin tek gecelik en düşük ücretleri 300 TL idi.. Sadece bir göl için ki göl manzaralı denilenlerin çoğunun önü ağaçlarla kaplıydı, değer mi bilemiyorum.. Açıkçası biz gölün etrafında yürüyüş yapıp , göl kenarındaki otelin çay bahçesinde çayımızı içtikten sonra Abant’dan ayrıldık.. Safranbolu’ya devam ettik.. (Safranbolu gezi yorumumu bir sonraki yazımda anlatacağım)
Kısacası benim fikrim, Abant temiz hava almak, şehirden biraz olsun uzaklaşmak için güzel bir yer.. Haftasonu sevdiklerinizle hoş bir piknik yapmak için de ideal ama tatil için çok da uygun mu bilemiyorum.. Tabii yine de tercih sizin, gidip görmekte fayda vardır..

4 yorum:

kutsal hatun dedi ki...

Allah kolaylik versin cnm umarim bir an once gecer bu durum.Bir de hamilesin esinden uzak gercekten kolay olmayacak,ama eminim ustesinden geleceksiniz.

Burcu dedi ki...

keyifli geçsin kaçamağınız, sonrasında ad kolaylıklar diliyorum

Papatya Bahçesi dedi ki...

@kutsal hatun, teşekkür ederim cnm gerçekten zor bir dönem olacak bizim için..hatta bazen eşime takılıyorum.. mecburi hizmet zamanlaması tam sana göre oldu diye, çocuk doğucak en zor zamanlarını geçircek sen İstanbula gelceksin diye :)) tabi işin şakası bu, tek başına çocuk büyütmek benim için zor olcak gibi..
@burcu, güzel dileklerin için teşekkür ediyorum

Kitap Kurduyum Ben dedi ki...

Canım eşinin tayini konusunda hayırlısı olur inşallah!Tabii zor olacak ayrı olmak ama olsun,bu günler de geçer elbet.
Ne güzel bak en ufak fırsatları bile değerlendirip geziyorsunuz,valla tebrik ediyorum sizi!Abant'a ben de çok küçükken gitmiştim,pek birşey hatırlamıyorum açıkçası!Safranbolu yazını merakla bekliyorum:)